"All Blues - Her şey hüzünlü / mavi"den önce "All green - Her yer yeşil" demeliyim zira son birkaç gündür yazamıyor olmamın sebebi bir takım toplantılar için Cidde'de (Suudi Arabistan) bulunmamdı. Çöl sıcakları başlamadan önce, ılık bir kıvamdayken ziyaret ettiğim Cidde ile ilgili en çok dikkatimi çeken konular 6 şeritli yollarda giden büyük arabalar (Dubai'den pek farklı değildi bu açıdan) ve bir de hep en kocamanı yakalama hevesinin bir parçası olarak karşıma çıkan ve Freud'un olası yorumlarından ne kadar uzak durmaya çalışırsam çalışayım müstehzi bir gülümsemeyle selamlamadan geçemediğim Kral Fahd Fışkiye'si (evet 'ş' ile ve dünyanın en yükseğe su fışkırtan fışkiyesiymiş) ve Cidde Bayrak Direği (dünyanın en büyük direğiymiş) oldu.
 |
| Fışkiye (300 küsür metreye kadar püskürüyor, üstüne 5 tane adam koysak hepsini şişe dizmiş gibi yapacak bir basınçla ittiriyor suyu, amanın) |
 |
| Direk (uzunca, pek uzunca - hadi yine felsefi/edebi bir atıfta bulundum anlayana) |
Bir de tabi otel asansörünün kapısı açıldığında, yarı uyur halde adım attığım lobide son anda Abdullah Gül'e (evet evet, hani eski cumhurbaşkanımız - adeta süzülerek ve son derece enerjik bir beden haliyle ilerliyordu bir takım insanlara doğru) çarpmaktan kurtulduğum gerçeği var ama bunu kanıtlamak için elimde pek bir kanıt yok ne yazık ki -
tek bildiğim kendisine istişare eden birileri varmış Cidde'de. Çarpmadığım için biraz pişman oldum gerçi sonradan, anlatacak daha afili bir hikayem olurdu ama şimdilik bununla idare edeceğiz.
Sonuç olarak birkaç günlüğüne hem blog çiziktirmekten hem de İrma'dan uzak kaldım. Gerçi döndüğümde pek de davulla zurnayla karşılandığımı söyleyemem - İrma'nın ellerim üzerinde Peru'daki Nazca çizgilerine benzer kırmızı izler bırakması birkaç dakikadan uzun sürmedi. Ama sonrasında normal düzenimize kavuştuk. Şimdi ise birlikte bir Miles Davis parçası olan ve ilk kaydı efsane albüm Kind of Blue'da yayınlanan All Blues'un farklı yorumlarını dinliyoruz. Açıkçası favori kaydımızı seçmek pek de zaman aldı diyemeyeceğim - gerek Miles Davis'in 1964 yılında gerçekleştirdiği kayıttan gerekse Mark Murphy'nin 1990 yılına ait vokal yorumundan bolca keyif almış olsak da orijinali gibisi yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder