"Con Alma / Ruh ile", Charlie Parker (Bird) ile beraber Be-bop akımını caza kazandıran kişi olarak bilinen Dizzy Gillespie'ye ait ilk caz standardımız. Bu durumun şerefine uzun uzadıya bir Dizzy Gillespie incelemesi yazmayı çok istiyordum ancak İrma gecenin bir yarısında evin bir ucundan diğer ucuna koşturmaya karar verince kendimi böylesi bir içeriği oluşturamayacak kadar yalnız hissettim. Bir de İrma'nın bahsi geçen yaramazlığından ötürü kırılması muhtemel eşyaları korumam gerekliliğinin ortaya çıkması da cabası... Bu sebeplerden ötürü bugünlük Dizzy'nin oldukça ünlü sözlerinden biri ve koca yanaklı bir fotoğrafı ile yetiniyorum, ancak bir sonraki standardında hem kendisinin çok sevdiğim keçi sakallı halini hem de hayatı ve başardıkları ile ilgili bir takım temel bilgileri paylaşacağım.
"Con Alma" ilk olarak Dizzy Gillespie'nin 1954 yılında yayınlanan Afro albümünde yerini almış. Belirgin bir şekilde Latin ritmlerini barındırsa da oldukça hoş bir melodisi var. Ne yazık ki itiraf etmem gerekiyor ki Latin müziğiyle aram pek hoş değil (daha önce paylaştım mı hatırlayamıyorum ama İstanbul'dayken Sırma ile başladığımız salsa derslerinin sonunu getirememin başlıca sorumlusu bu uyuşmazlıktı), dolayısıyla "Con Alma"nın Dizzy Gillespie'nin en sevdiğim eserleri arasında yer aldığını söyleyemeyeceğim. Tabi tam bu noktada önemli bir parantez açmam gerekiyor zira Dizzy Gillespie'nin Latin/Küba müziğine inanılmaz bir ilgisi var ve bu müziklerden beslenerek bestelediği sayısız şarkı var ve hatta bu şarkılardan bir tanesi de en sevdiğim caz standartları arasında yer alıyor ("Night in Tunisia / Tunus'ta bir Gece"ye gelmemize daha çok zaman var, ama merak edenlerin buraya tıklaması yeterli olur). Yine de genel anlamda Latin ezgilerine çok da bayıldığımı söyleyemeyeceğim.
İrma ile birlikte dinlediğimiz seçenekler içerisinde en çok Oscar Peterson ve Dizzy Gillespie'nin kendi isimleriyle 1974 yılında piyasaya çıkardıkları albümde bulunan yorumu beğendik. Bu kaydın bu kadar hoşumuza gitmesinin arkasında bir yandan Latin hissinden yeterince uzakta durması, diğer yandan ise Dizzy'nin trompeti ile yarattığı harikalardan da bizi ayrı bırakmamasıydı. Ancak Latin hissinden tamamiyle ayrılmak isteyecek olursanız, Ted Gioia'nın tabiriyle 'barok' sayılabilecek 2003 tarihli George Shearing yorumunu da bir denemenizi tavsiye ederiz.
"Con Alma" ilk olarak Dizzy Gillespie'nin 1954 yılında yayınlanan Afro albümünde yerini almış. Belirgin bir şekilde Latin ritmlerini barındırsa da oldukça hoş bir melodisi var. Ne yazık ki itiraf etmem gerekiyor ki Latin müziğiyle aram pek hoş değil (daha önce paylaştım mı hatırlayamıyorum ama İstanbul'dayken Sırma ile başladığımız salsa derslerinin sonunu getirememin başlıca sorumlusu bu uyuşmazlıktı), dolayısıyla "Con Alma"nın Dizzy Gillespie'nin en sevdiğim eserleri arasında yer aldığını söyleyemeyeceğim. Tabi tam bu noktada önemli bir parantez açmam gerekiyor zira Dizzy Gillespie'nin Latin/Küba müziğine inanılmaz bir ilgisi var ve bu müziklerden beslenerek bestelediği sayısız şarkı var ve hatta bu şarkılardan bir tanesi de en sevdiğim caz standartları arasında yer alıyor ("Night in Tunisia / Tunus'ta bir Gece"ye gelmemize daha çok zaman var, ama merak edenlerin buraya tıklaması yeterli olur). Yine de genel anlamda Latin ezgilerine çok da bayıldığımı söyleyemeyeceğim.
İrma ile birlikte dinlediğimiz seçenekler içerisinde en çok Oscar Peterson ve Dizzy Gillespie'nin kendi isimleriyle 1974 yılında piyasaya çıkardıkları albümde bulunan yorumu beğendik. Bu kaydın bu kadar hoşumuza gitmesinin arkasında bir yandan Latin hissinden yeterince uzakta durması, diğer yandan ise Dizzy'nin trompeti ile yarattığı harikalardan da bizi ayrı bırakmamasıydı. Ancak Latin hissinden tamamiyle ayrılmak isteyecek olursanız, Ted Gioia'nın tabiriyle 'barok' sayılabilecek 2003 tarihli George Shearing yorumunu da bir denemenizi tavsiye ederiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder