4 Nisan 2017 Salı

Darn That Dream

Ne gelmez 'D' harfiymiş... hemen hemen bir yılı aşkın süredir ne yazık ki bir tek satır yazma şansım olmadı... ama her şeyin olduğu gibi yazmamanın da bir sonu var. Bugün itibariyle İrma ile birlikte caz standartlarını yorumlamaya ve en beğendiğimiz yorumları paylaşmaya geri dönüyoruz.

Son 1 yılda neler oldu derseniz... düşündüm de, en iyisi demeyin zira hem özetlemesi zor olacak, hem de kimsenin ilgisini çekeceğini sanmıyorum. Ayrıca İrma'nın hafızasına da pek güven olmuyor, ne de olsa kendisi daha çok yemek kabındaki mama tanelerini saymakla meşgul. Tabi İrma demişken kendisinin artık 5 yaşında koca bir hanımefendi olduğunu, ancak 'hanımefendi' kavramına aykırı ne varsa büyük bir keyif ve ısrarla yapmayı sürdürdüğünü belirtmekte fayda var.

'Hanımefendi' bulaşıklarla ilgilenirken
Neyse... şimdi son bir yılı kenara koyuyor ve caz standartlarını dinlemeye devam ediyoruz. 'D' harfinin ilk standardı "Darn That Dream / Lanet Olsun O Rüyaya". Şarkı aslen bir Jimmy Van Heusen bestesi, sözleri ise Eddie de Lange'a ait ve ilk defa, başrollerinden birinde Louis Armstrong'un oynadığı "Swingin' the Dream" müzikalinde seyirci karşısına çıkıyor. Bu Broadway müzikali, oldukça ilgi çekici kadrosu ve Benny Goodman Orkestrası tarafından çalınan müziklerine rağmen büyük bir başarısızlık ile yine açılışını yaptığı 1939 yılında sahnelere veda ediyor ancak "Darn That Dream"in caz tarihindeki yeri ne mutlu ki bu başarısızlıktan pek de etkilenmiyor.

Eğer bu standardın sözlerini dinleyecek olursanız, isminden de anlaşıldığı üzere şarkının büyük bir hayal kırıklığını anlattığını farkedeceksiniz. Ted Gioia'nın önerileri içinde bu hayal kırıklığını en iyi yansıtan örneklerden bir tanesinin Billie Holiday'in 1957 tarihli "Body and Soul / Beden ve Ruh"' albümünde bulunduğunu söyleyebilirim. Dürüst olmak gerekirse, bu kaydı özel kılan iki noktadan biri Billie Holiday'in acı çekmek için yaratıldığına inandığım harika sesi, bir diğeri ise ona harika bir şekilde eşlik eden Ben Webster'in tenor saksafonu (Prez duymasın). Ancak tam da bu anda bir U dönüşü yapmam gerekiyor zira en iyilerden biri demiştim, en iyisi değil.



Bu durum Billie Holiday'in kalbini kırmamıza, karşılığında onun da bizim kafamızı kırmasına yol açabilir belki ama İrma ile ortak tercihimiz, McCoy Tyner'ın 1991 yılında Varşova'da, Polony devlet televizyonu için canlı kaydettiği "Live in Warsaw / Varşova'da Canlı"daki yorumu. Bu tatlı ihanetimizin sebebini soracak olursanız, kaydı dinlemenizi ve arkanıza yaslanmanız yeterli olacak diye düşünüyorum. Solo piyano gerçekten de çok ama çok etkileyici olabiliyor. Bir de unutmadan, ne yazık ki youtube'daki kayıt şarkının ortasında kesiliyor (Darn That Dream 13:30'da başlıyor). Bu yüzden spotify bağlantısını da paylaşıyorum, burayı tıklamanız yeterli. Ancak siz yine de canlı kaydı bir izleyin - McCoy Tyner gerçekten de harika. Bir de öneri, vaktiniz varsa bir önceki şarkı olan, efsanevi John Coltrane standardı "Giant Steps / Dev Adımları" dinlemeden geçmeyin.


Böylece İrma ile birlikte caz standartlarına geri dönmüş olduk. En kısa sürede bir sonraki starndartta görüşmek üzere!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder