Bu blog, Ted Gioia'nın "The Jazz Standards - A Guide to the Reportoire" kitabını okuyarak caz standartlarını kedimiz İrma ile beraber keşfetmemiz üzerine kurulu. Yazarın standart olarak belirlediği her bir şarkının farklı kayıtlarını dinledikten sonra İrma'nın en beğendiği yorumu burada paylaşacağız.
11 Ekim 2015 Pazar
C Jam Blues
Brüksel'den dönüş biletim
Bu yazı ile C harfine başlamış olduk... Sanırsam C harfinin hayatımda önemli bir yeri var. İlkokula başladığımda sınıfım 1-C oldu ve tabi ki mezun olana kadar 'C'de kaldım. Bütün ilkokul hayatım boyunca yan yana olduğum en yakın arkadaşlarımdan birinin adı da Birce idi. Sonrasında uzunca bir süre 'C' harfiyle kurduğum bu kuvvetli ilişki sekteye uğrasa da birkaç sene önce bu sefer bir başka Birce en yakın dostlarımdan birinin eşi olarak hayatıma girdi - el sallıyorum buradan kendisine! 2013 yılında ise Hepatit 'C' tedavisi için geliştirilen bir ilacın pazarlama takımında çalışmak için Belçika'ya yollanmamız ve daha da önemlisi hiç olmadık bir şekilde rotamızın İstanbul üzerinden geçmek kaydıyla Brüksel'den Londra'ya dönmesi ile beraber 'C' harfi hem benim, hem Sırma'nın hem de İrma'nın hayatında belirgin bir rol oynamış oldu. Bu ilginç olaya kısa bir parantez açmam gerekirse ev bulmak için gittiğimiz Brüksel'den 'Biz o bölümü kapattık, seni yeni görevine yerleştirene kadar sen az biraz İstanbul'da bekle bakalım' temasıyla yüzümüzde oldukça ekşimtrak bir ifade ile İstanbul'a geri dönerken uçağın 13 numaralı koltuğunda oturuyorduk - semboller gibisi yok!!! Ne mutlu ki bu 10 kaplan gücündeki şok o kadar da kötü olmadı, sonradan istikametimiz Londra'ya döndü (her ne kadar askerde istikamet yemiş hızında ilerlemediyse de süreç) ve yine ne mutlu ki bu olmadık tecrübenin yarattığı geniş zaman sayesinde ben caza merak sardım ve bugün böyle bir blog yazabiliyoruz İrma ile! Tabi blog yazıyoruz derken, ben tıkırdıyorum, İrma ise keyif yapıyor Şekil 1-A'da görebileceğiniz üzere.
Şekil 1-A İrma güneş banyosu yapıyor
"C Jam Blues / C Doğaçlama Blues" (Jam'in Türkçe'si doğaçlama sanırsam ama fena zorlamış oldum bu seferlik) 1942 yılında Duke Ellington tarafından 1942 yılında besteleniyor ve takip edebildiğim tüm kaynaklarda Dük'ün elinden çıkmış en basit şarkı (ana melodi 2 notadan oluşuyormuş) olarak belirlenmiş. Benim açımdan ilginç olan ise şarkının ilk olarak bir müzik klibi şeklinde kaydedilmiş olması. Tarihsel olarak ilginç bir detay ise 1950'li yıllarda güftesi yazılırken içinde 'Let's go to the Duke's Place / Haydi Dük'ün mekanına gidelim' sözlerine yer verilmesi ve 1961 yılında, Louis Armstrong'un All Stars ekibiyle çıkarılan 'The Great Summit / Büyük Zirve' albümünde bu standardın "Duke's Place / Dük'ün Mekanı" olarak kaydedilmiş olması.
Ted Gioia'nın seçimleri içinde bana en çok hitap eden yorum Rahsaan Roland Kirk ve George Adams'ın Charles Mingus'un liderliğinde 1974'ün yılında yaptıkları 24 dakikalık kayıttı. Hatırlarsanız bir önceki caz standardımız "Bye Bye Blackbird"ün yorumları içinde de en beğendiğim yine Rahsaan Roland Kirk olmuştu - sanırsam saksafon denince en sevdiğim müzisyenlerden biri oldu kendisi ve ilk fırsatta detaylı bir şekilde kayıtlarını dinleyeceğim. Ancak hem İrma hem de Sırma'nın baskılarına dayanamayarak "C Jam Blues" ya da buradaki adıyla "Duke's Place" için mutlaka dinlemenizi önereceğim kayıt 1961 tarihli Duke Ellington & Louis Armstrong yorumu olacak. Neden diye soracak olursanız, bu iki dev ismi aynı cümle içinde kullanmış olmam sanırsam durumu gerekçelendirmek açısından fazlasıyla yeterli sayılabilir. Hem Pops'un da dediği gibi, 'Life is in the swing in Duke's place!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder